EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
Baskısı Bulunanlar
Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
Edebiyat Dergisi
Dergi Sayfalarından
Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
E.D.Y. Hakkında
E.D.Y. Kataloğu
Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
Değiniler
Seçilenler
♦ Satış Noktaları
Kitapçılar
Online Satıcılar
♦ İletişim
İletişim Bilgileri
İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
Mesajları Oku-Oyla
Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
İki kişi gerçekten arkadaş olduğu gün çağ kurtulacaktır. (Mektuplar I, s. 188)

Değiniler

17 Kişi Online
15 Aralık 2017 Cuma 00:48:43

 

Tartışma Sürdürülmeli

Elâ Kılavuzlu

7577. Gösterim
Cumhuriyet Gazetesi, Tartışma, 13 Aralık 1977

24 Eylül 1977’de Erdal Deniz, 19 Ekim 1977’de de Hüseyin Dağlı “bir dergi” üzerine iki yazı yazdılar, Cumhuriyet Gazetesinin bu sütunlarında. İkisini de ilgiyle okudum. Gönendim. İlkin şunu belirtelim ki, yazınsever okuyuculara böyle bir karşılıklı konuşma, yapıcı yönde tartışma olanağı sağladığı için Cumhuriyet’e teşekkür ederiz. Demokratik tutumundan dolayı kutlanmaya değer Cumhuriyet Gazetesi...

Yazın dergilerinin, sanat dergilerinin, çoğunu izlerim. Edebiyat Dergisi de izlediklerim, beğendiklerim arasında. Andığım derginin her yeni sayısında bir sıcaklık, bir canlılık , bir hoşgörürlülük bulurum. Katı olmayan ve inandıklarından da asla ödün vermeyen bir tutumu var xEdebiyat’ın. İnsana, emeğe, barışa yönelik savlarıyla oldukça güçlü. Gerek Erdal Deniz, gerekse Hüseyin Dağlı, Edebiyat dergisini irdelerken, tartışmayı yoğunlaştırırken “biçimi, tutumu, içeriği” üzerinde durdular. Kuşkusuz her üç saptayım da yerindeydi. Ne ki yeterli değildi.

Bence daha da genişletmeli tartışmanın boyutlarını. Var mıdır günümüz koşullarından etkilenmeyen bir dergi daha Türkiye’de? Üzerinde durulmaya değmez mi bu yönü de? Çoğu kez çıkan her yeni dergi zamanla aşınmış, erimiş, tükenip gitmiştir. Ne ki Edebiyat her geçen gün biraz daha derinleştirmiştir köklerini. Bizlere denli ulaştırmıştır sesini. Öz’ünden geçerliliğinden hiç bir şey yitirmemiştir.

Nuri Pakdil’in kararlı, ve yapıcı çağrılarını yanıtsız bırakmıştır çoğu kez bizim yazarlarımız, sözcülerimiz. Rauf Mutluay’ın birkaç değinisinden, xEdebiyat’a değgin sözünden başka anmaya değer bir ses duymadık bu konuda şimdiye değin.

Gereğine inanıyoruz tartışmanın. Yazarlarımız yükleniyorlar bu sorumluluğu. Ne ki canlılık göstermiyorlar bu konuda. Oysa, yazar bir düşüncenin insanı olarak kendini ileri attığı an başlar sorumluluğu. O düşüncenin yükü omuzlarımıza binmiştir gayri. Yurtsever, devrimci bir yazar sorumluluğunun bilincinde olur.

Hüseyin Dağlı, Erdal Deniz’in savlarına değinerek, dayanarak bir kaç soruyla çıkıyor karşımıza. “... Böyle bir dergi yanında, toplumumuzu gözönünde bulundurarak, sosyalizmi nasıl konumlayacağız? Ya da tersinden giderek, sosyalist görüş adına yapılan edimler yanında, işçiden emekten yana bir toplum düzeni öneren, faşist görüntülere ödün vermeyen bir dergiyi nereye koyacağız?

Tüm emekten yana, haktan yana yurtsever yazarları, okuyucuları Hüseyin Dağlı’nın bu savları üzerinde konuşmaya, tartışmaya “davet” ediyorum. Çevremde bir yığın devrimci geçinen arkadaşım var. Ne ki hiç biri hiçbir yapıt okumamıştır; devrimciliğe, yurtseverliğe ilişkin. Bu siyasa kargaşalığından ancak yazarlar sıyırabilir, ancak yazarlar düşünceye, kitaba yöneltebilirler insanımızı. Yazarlar kurtarabilir boşlukta dolaşan kitleleri. Tartışarak.

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896