EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
Baskısı Bulunanlar
Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
Edebiyat Dergisi
Dergi Sayfalarından
Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
E.D.Y. Hakkında
E.D.Y. Kataloğu
Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
Değiniler
Seçilenler
♦ Satış Noktaları
Kitapçılar
Online Satıcılar
♦ İletişim
İletişim Bilgileri
İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
Mesajları Oku-Oyla
Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
Gerçek inananlar, doğa gibi yalın bir yaşamı seçtiler, dostum! (Bir Yazarın Notları III, s. 30)

Değiniler

83 Kişi Online
18 Ekim 2017 Çarşamba 14:05:40

 

Başkaldırı Edebiyatı II

Ali Selman

10311. Gösterim
Milli Gazete, Sanat, 7 Aralık 1977

“Başkaldırı” sözcüğü, birden usumuza siyasayı getirir. Acaba, başkaldırı hep siyasal mı olur diye, düşünürüz. Edebiyat dergisindeyse, sorun hep insanı önde tutarak duyumsatılır. Salt siyasa yaklaşımıyla insana ait hiç bir temel sorunun çözümlenemeyeceği anlatılır. Nuri Pakdil, ‘Bir Yazarın Notları’nda bunun için şöyle der: “Yalnız sanatla, yalnız edebiyatla yaklaşmalı bu insana: yeryüzündeki bu insan: yalnızca: SİYASANIN KURBANIDIR.”

Özellikle yurdumuz gerçekleri açısından bakılınca, tutarlı bir yaklaşım olarak ortada görülüyor bu. Bir düşünelim yurdumuzda olan bitenleri, bugünlere nasıl geldiğimizi. Zaten, Türkiye’nin bugünkü durumu siyasal bir sonuçtur. Herkes bu sonuca karşı değil mi bugün? Bence, bir de şu var: siyasa, çok çabuk yakalar insanı ve çok çabuk da yüzüstü bırakır. İnsanın boynunu büken, insanı çaresiz bırakan da bu değil midir? Siyasanın boynunu büktüğü, çaresiz koyduğu milyarlarca insan var bugün yeryüzünde. Edebiyat dergisi, sanat yaklaşımını, edebiyat yaklaşımını öne alarak, siyasanın çaresiz bıraktığı, ortada bıraktığı bu milyarlarca insanın konumunu da gündeme getirerek, evrensel insancıllığını bir kez daha vurgulamış olmuyor m? Edebiyat dergisi siyasanın tüm olumsuzluğunu, insanı “içinden, kalbinden” tutamayacağını, insanı onaramayacağını, insana mutluluk veremeyeceğini vurgularken, yani görünüşte “apolitik siyasa dışı” bir yaklaşımı içeriyormuş sanılırken, bence, temelde evrensel bir yaklaşımı, siyasaya başkaldırışı da getiriyor yedeğinde. Bu, siyasayı gündemde tutmama biçimde görülen bir “yorum yaklaşımı”dır.

Kuşkusuz, yurdumuzda kültür yabancılaşmasına karşı çok önemli, tutarlı çalışmalar olmuştur, hala da olmaktadır. Türkiye’nin geleceğinin aydınlık olabileceğinin tek güvencesidir bu çalışmalar. Hepsine saygı duyuyorum o çalışmaların. Edebiyat dergisinin bu çalışmaların içinde ayrı bir yeri, çok özgün bir yeri oluşunun nedeni, Nuri Pakdil’in olsun, öbür tüm Edebiyat dergisi yazarlarının olsun, bunların hepsinin yeni bir anlatımla yazmaları, düşünmeleridir. Edebiyat dergisinin savunduğu ilkelere katılsalar da, katılmasalar da, çoğu eleştirmence yadsınamayan gerçek, bu dergide yazan yazarların, ozanların çok özgün bir üslupla yazdıkları, yapıtlar ortaya koyduklarıdır.

Edebiyat dergisiyle bir de şu çıkmıştır ortaya sanatta, edebiyatta karşılıklı saygının, karşılıklı konuşma gereğinin önemi. Savsözlere, savsözlerle oluşan karabasana yiğitçe karşı durulunca, bunlar altında ezilmeyince insanın konumu temel sorunlarıyla çıkıvermiştir ortaya.

Sanatsal başkaldırı insana kavuşturuyor bizi.

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896