EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
Baskısı Bulunanlar
Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
Edebiyat Dergisi
Dergi Sayfalarından
Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
E.D.Y. Hakkında
E.D.Y. Kataloğu
Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
Değiniler
Seçilenler
♦ Satış Noktaları
Kitapçılar
Online Satıcılar
♦ İletişim
İletişim Bilgileri
İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
Mesajları Oku-Oyla
Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
Put, Tanrı düşüncesinin karşıtıdır. (Batı Notlar, s.25)

Değiniler

52 Kişi Online
17 Ekim 2017 Salı 06:52:29

 

Karasiyasa'ya Karşı 1453 Ruhu

Hakan Albayrak

3106. Gösterim
Yeni Şafak Gazetesi, Tutanak, 27 Nisan 1997

Mevcut siyaset gündemi, yani Batı hegemonyasındaki dünya sisteminin ülkemizdeki tezahürü, yani bir nevi Yemen Türküsü, yani tarihi yenilgimizin ikrarı.. beklesin. Bugünkü “Tutanak”ı 1453’le kolkola yürüyen, yenilgiyi asla ve kat’a hazmedemeyen bir adama ayırmak istiyorum. Nuri Pakdil’e

Şair Arif Ay, Pakdil’i şöyle anlatıyor :

“namlusu hep sıcak silah

kurşunu aşk

tüm zamanların içinde akan

uğultulu ırmak”

Ve şöyle:

“İman saati; her anı rikkat ve dakik.

Çağın şahdamarı.

Mevlana’nın en öfkelisi.

Geçmişle gelecek arasında köprü;

bir ayağı Mekke-Medine’de bir ayağıyla dünyayı tarar.

Kadrini bilenlerin sayısı: Meçhul.

Kitapları okunmadan klasik olan yazar.

Yalın + Onurlu + Ödünsüz..

DEVRİMCİ.”

Elimde Nuri Pakdil’in Derviş Hüneri adlı yeni kitabı var. Araya girmeden, hiç parazit yapmadan birkaç fırtına sunmak istiyorum bu kitaptan:

“İstanbul: Viyana’ya bakıyor, Bağdat’a bakıyor : Kadıköy!”

“Çıktı: Mekke’den de görülmüştü: EBUBEKİR’LE BİRLİKTE MEDİNE’YE GİRERKEN DE.

Bu güneşin tek harfini yitirmemeliyim.”

Yaklaşan : yanan : koşan : çöl.

Filistin’i biraz daha sıkıştırdım derime.

Başkan Abdülhamid’in marangozhanesine inip çivi çakışı geliyor aklıma.”

“Yaslandım Üsküdar Alanına.

1453 koluma girdi, vapura bindirdi.

Burun buruna geliyorum Süleymaniye ile -ki Eminönü’nün pazartesi kalabalığı bile ayıramıyor bizi- iskeleden Mısır Çarşısı’na değin derin bir söyleşi.

Taş taşa.”

“Eminönü’nde güvercinlerle soluklandıktan sonra Köprü’yü yürüdü; Karaköy’de, Yeraltı Direniş Siperine girdi: derin katmanlarındaydı şavkı - Medine inceliğinde ufuklar, ufuklar...”

“Bostancı İstasyonundaki ağaçlı çayevine mi, Bayazıt’taki Çınaraltı na mı? İkisi de çağırıyor da Bayazıt ağır bastı, Kule var ya yanında.”

Kudüs’ten tek sözcük çıkmıyor : masanın üzerinde; içine kapandıkça kapanmış. Suskunluğumun bunun yanında bir toz kadar hükmü yok.

Gel, İstanbul! Birlikte bekleyelim.”

Biz dahi bekleyenlerdeniz Sayın Pakdil; 1453’ün yeniden üretimi yakındır inşaalah.

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896