EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
Baskısı Bulunanlar
Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
Edebiyat Dergisi
Dergi Sayfalarından
Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
E.D.Y. Hakkında
E.D.Y. Kataloğu
Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
Değiniler
Seçilenler
♦ Satış Noktaları
Kitapçılar
Online Satıcılar
♦ İletişim
İletişim Bilgileri
İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
Mesajları Oku-Oyla
Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
Arş’a en yakın duran: duâdan sonra: boyun eğmeyen edebiyattır İblis’e. (Klas Duruş, s.73)

Değiniler

32 Kişi Online
15 Aralık 2017 Cuma 00:51:55

 

Bağlanma

Affan Gençosman

5887. Gösterim
Milli Gazete, Sanat, 27 Kasım 1977

Bayram öncesi yazdığımız yazıda, bayramların bir yenilenme, bir onarılma günü olduğunu belirtmiştik ya, bu soyut gerek, benim için, adeta, daha bir somut biçimde gerçekleşti. Bayramı arkamızda bırakırken, bir “bakım”dan geçtiğimi, onarıldığımı, hafiflediğimi hissediyorum.

Evet, Arefe günü ile bayramın ilk günü, içimde devamlı düşünce konusu yaptığım, algılamaya çabaladığım, saygınlığını kuşkusuz hissettiğim bir kişi ile beraberdik. Yanında olduğum anlarda da, yanında bulunamadığım anlarda da içim sevinç doluydu, bu iki günlük süre içinde. İlk kez, böyle bir canlı kişi ile bayramlaştık ve birlikte bayramlaşmalara gittik. Yönettiği dergide olsun, yayımlanan kitaplarda olsun, onun üzerinde durduğu, vurgulamak istediği hususları, bir de kendi ağzından, o da kutlu arefe ve bayram gününde, değişik vesilelerle yaptığı değinmelerle, duymak, dinlemek, gerçekten, erişilmesi çok büyük bir mutluluktu. Bir daha belirtiyorum: onarıldım, bakımdan geçtim, hafifledim.

Zaten, “xEdebiyat”ın bu Kasım sayısında tekrar tekrar okumuştum, onun, “Bağlanma” başlıklı yazısını. O yazı üzerinde düşünüyordum devamlı; bir de baktım, o yazıyı yazan, o açıklamaları yapan kişi bize de beraber olma mutluluğunu tattırdı.

Yazdıklarımı, alışılmış satırlar olarak karşılamayın lütfen. Düşünceleriyle, amelleriyle, tüm yaşantısıyla tutarlı, ciddi, dirençli insanlar arıyoruz. En çok buna muhtacız. Artık, durulmalı içimiz, dışımız. Nerdeyiz, ne yapıyoruz, bunu iyi bir gözden geçirme zamanı. Giderek kendimizden çok şeyler yitirdiğimizi, giderek kaybolduğumuzu, giderek yeniden bilinçlenme imkan ve ihtimalini bile kaybetmeye doğru bir süreç içinde bulunduğumu hisseder gibiyim. Nedir bu hâl? Bir kendimizi bulmanın, derlenmenin, muhasebenin günü değil mi? Geçmişe oranla daha bir gelişigüzel, hızlı, karmaşık yollar alır durumda değil miyiz? Dostluklar, bağlılıklar nerede? Kendimi, büsbütün, bazı değerlerden yoksun bırakmadığı için şu sıra, Allah’a şükürler olsun. Canlılığımızı, duyarlığımızı kaybetmemek için çok dikkatli olmak gerekiyor. Bunun için ciddi insanları tanımanın, bulmanın, onlarla düzenli ilişkiler içinde olmanın zamanıdır. Bu noktayı bir kaçırdık mı gözden, ondan sonra derlenip toparlanmanın imkânı yok gibime geliyor.

Kolay değil tabii bu. Direnç ister. Hayatta da en önemlisi bu değil midir zaten?

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896