EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
Baskısı Bulunanlar
Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
Edebiyat Dergisi
Dergi Sayfalarından
Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
E.D.Y. Hakkında
E.D.Y. Kataloğu
Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
Değiniler
Seçilenler
♦ Satış Noktaları
Kitapçılar
Online Satıcılar
♦ İletişim
İletişim Bilgileri
İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
Mesajları Oku-Oyla
Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
Her özeleştiriden, insan isterse, bir dayanma-noktası çıkarabilir. (Mektuplar III, s. 43)

Değiniler

21 Kişi Online
15 Aralık 2017 Cuma 00:49:38

 

Politik Olmayacak Mı?

Selim İleri

6242. Gösterim
Politika Gazetesi, Ortalık, 23 Eylül 1976

Sağcı edebiyat dergilerini, sağcı gazeteleri yıllardır dikkatle izliyorum.

Çok önemli bir ayırım söz konusu: Burjuva sağcılarla, gizemci sağcılar.... Burjuva sağcılar, genellikle, edebiyatın ve sanatın politikaya alet olmamasını isterler. Gizemci sağcılar ise İslâm kültüründen kaynaklanan bir politikayı ürünlerine aktarmakta yarar görürler.

Edebiyat Dergisinin son sayısında bunun çok güzel bir örneğini görüyoruz. Yazar, Yeni Ufuklar dergisinin kapanışıyla ilintili olarak Vedat Günyol’dan hesap soruyor Günyol’un “hümanist çizgiden ayrılmadık, her türlü düşünceye açıktık” gibisinden sözlerini eleştiriyor; dinsel kültüre Yeni Ufuklar hep kapalıydı diyor.

Ben bu kanıda değilim. Yeni Ufuklar’ın eski sayılarında da, yeni sayılarında da insanların inan bağlarına karşı çıkan tek bir cümleye rastlayamayız. Ama bu inan bağı kör ve boş inançlara çevrik değilse... İnsanın Tanrı’ya inanması ya da inanmaması bugün için bir sorun olmaktan çıkmıştır. Herkes en azından bu konudaki düşüncelerini özgürce söyleyebilmektedir. Edebiyat Dergisinde söylendiği gibi...

Yeni Ufuklar dergisi ve Vedat Günyol, Türk kültürüne açık sözlülüğü, dürüstlüğü gerçek ahlâkı getirmiş iki ayrı kurumdur. Vedat Günyol, yazarlığı ve yayımcılığıyla yıllar yılı çok az kişinin yüklenebileceği bir mücadelenin adamı olmuştur. Yeni Ufuklar bu saygın mücadelenin en güzel, en anlamlı ifadesidir.

Edebiyat Dergisindeki yazı, insanlığın kurtuluşunu, İslâm dininde buluyor. Ben hiç öyle düşünmüyorum. Ama andığım yazıyı da saygı duyarak okudum. Çünkü yazar düşüncelerini açık, açık söylemek cesaretini göstermişti. Takıldığım tek nokta: hedefin yanlış seçilmiş olması. İslâm kültürüne ve dinsel inançlara saldırı, her zaman, burjuva sağ çevrelerden gelmiştir. Dinler, oluştukları dönemde, insanlar arasındaki eşitliği sağlamak amacını gütmüşlerdir. Musa’nın, İsa’nın öğretileri de böyledir. Budizmde de bunu bulabiliriz. Sonra aklı başında hiç kimse İslâm kültürünü yadsımamıştır. Gelgelelim burjuva sağ çevreleri, övgü adı altında dünyanın en büyük sahtekarlıklarını yapmış ve İslâm kültürünü küçük düşürmüştür.

Edebiyat Dergisini yayımlayan arkadaşlar bugünkü sağı nasıl değerlendiriyorlar? Millî Selâmet Partisi’nin politikasını ve Millî Hareket Partisinin komandolarını İslâm kültürü içinde bir konuma oturtabiliyorlar mı?

Bir okur olarak bu iki sorumun yanıtlanmasını rica edeceğim. Çok önemli bir olay bu.

Yeni Ufuklar dergisinde insanları inançları yüzünden suçlayınız türünde, bir kez daha yineleyeyim, tek cümle yayınlanmamıştır. Ama birtakım yobaz dergilerde asacağız, geberteceğiz, vuracağız sözlerine çok sık rastlanır oldu. Edebiyat, ciddî bir dergi. Bu tür çirkinliklere gönül indirmiyor. Bu yüzden çözümleyici bir tartışma doğabilir. Bir soru daha sormak istiyorum: Büyük sermaye çevreleri (beş vakit namaz kıldığını, bundan hiçbir zaman vazgeçmediğini söyleyen ünlü mü ünlü iş adamlarımız!) bazı dergilerin ve gazetelerin “Cemiyet Haberleri”nde pek şen-şakrak fotoğraflar yayımlatıyorlar. Düğünler, kokteyller, hayır derneklerinin iyiliksever meleklerine hazırlamış çağrılar falan.. Bütün bunlar İslâm kültürü içinde midir?

Sanatı ve edebiyatı politikaya alet etmemek! Çok güzel de, akşam viskiden yerlere yıkılan ünlü sağcı yazarların, sabah, zar-zor ayılıp İslâm dini, içki yasağı diye haykırışmaları politik olmuyor mu? Sanırım burada yalnız sanat, şu-bu değil, doğrudan doğruya hayatın kendisi politikaya alet ediliyor.

Dürüst sağcılar bu çirkinliği sergilemeyecekler mi?

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896