EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
Baskısı Bulunanlar
Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
Edebiyat Dergisi
Dergi Sayfalarından
Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
E.D.Y. Hakkında
E.D.Y. Kataloğu
Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
Değiniler
Seçilenler
♦ Satış Noktaları
Kitapçılar
Online Satıcılar
♦ İletişim
İletişim Bilgileri
İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
Mesajları Oku-Oyla
Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
Hırçınlık da kama: dostum, korun! (Bir Yazarın Notları IV, s. 73)

Seçilenler

81 Kişi Online
17 Ağustos 2017 Perşembe 14:38:47

 

O Bir Muhalif

Mürsel Sönmez

3714. Gösterim
Selam Gazetesi, Dar Vakit, 22 Nisan 1997

O bir muhalif. Ceketinin iç cebinde “gıcık” kapılan bir adamın fotoğrafı var. Kimliğini sorduklarında bu fotoğrafı gösteriyor. Ellerini cebine paralarla parmaklarını paralamak için sokmuyor, ıslık çalmak ya da bir türkü tutturmak için uygun vaziyet alıyor sadece. Herkes kıyıda gürültülü konuşmalarla harmanlanırken, o sözü savunuyor suskunluğa girip. Sonra mendireğin ucundaki kayalara oturup denizle söyleşiyor. Öyle coşkun bakıyor ki karşı kıyıya, Sarayburnu’nun acı anısını ezerek kendisine doğru geliyor Sultanahmet ve Ayasofya. Dönüyor kalabalığa, herkesi susturup soruyor: Umutlarımı hangi kurşun vurabilir?

O bir muhalif. Canı isteyince naralar atıyor. Yürüyen merdivenin inadına, atlayarak iniyor basamakları. Duvarlardaki afişleri yırtarak yürüyor yolda. Kahkahalar atıyor gazetelerin ekonomi sayfalarına bakarken; dolar, mark, faiz sözcüklerinin üzerinde yağlı lekeler oluşturuyor. Kaşıntı tutuyor onu, modern postun estetikten uzak, etikten habersiz sentetik dokusunu adımlarken. Tek başına iptal ediyor seçimleri, feshediyor meclisi, tatil ediyor okulları ve kurtarıyor “zorunlu eğitim” kurbanı çocukları. Çocuklara sapan yapmayı ama, kuşları vurmamayı öğretiyor. Her okulda teneffüs zili çaldığında, çocuklardan kalan boş sıralara çocuk mankenler yerleştiriyor. Düş ve gerçek katmanlarında ille de bir muzırlık peşinde...

O bir muhalif. Akıllı adamların, “Amerika, süper güç, globalleşme, konjonktür, teknoloji, nükleer silahlar, CIA, KGB, MOSSAD, BM, AB, IMF, NATO, GLADIO” gibi laflarına, “IRA, ETA, Kızıl Tugaylar, Kızıl Ordu, Metin, Sedat, Atıf, Şeyhmus, Hüseyin, Abdullah, Anadolu, Ortadoğu, Asya, Afrika, Yunus, Mevlana ve Abbas” gibi isimlerle karşılık verip dalgasını geçiyor. Televizyon camı yerine gökyüzüne bakıyor, sabah gelen gazetelere aldırmaksızın kutsal metinleri heceliyor ve yüksek sesle şiirler okuyor. Kuytu köşelerde hüngür hüngür ağlayarak onarıyor gözlerini; kalbini aşk karşısında hep “hazırol”da tutuyor. Tesellilere sığınmadan yumrukluyor duvarları. Gece geç yatıp sabah erken uyanıyor. Gözlerini hüzünden bir halka kuşatıyor, bakışları delici bir şua oluyor. Sosyal ve siyasal olgulara bakarken, hâlâ “onların hesabının üzerinde başka bir hesap vardır” diyor ve nedenselliğin tozunu atıyor gözlerinden.

O bir muhalif. İçdenetim aygıtlarını sürekli bakımdan geçiriyor. En iyi iletkenlerle kalbi ve kafası arasında her gün yeni bir hat çekiyor. Bir cümle olduğunu ve diğer uygun cümlelerle birlikte ve yan yana bulunması gerektiğini biliyor. Tek başına bir anlam taşıdığını hiç ama hiç unutmuyor. İğreti yan yana oluşlara uzak duruyor ve inadına, sevdiği zaman ifrat seviyor. Yaşama coşkusuna inen her darbeden sonra aldığı yarayı öpüyor ve yine çıkıyor meydana, yine “kandan elbiseler” giyiyor. Cürümlerinin altına imzasını atıyor; iyiliklerinin altını imzasız bırakıyor. Kırılganlığını sadakatiyle tedavi ediyor. Tembellik günahını alın teri diyetiyle karşılıyor. İçinin denizlerini, akışkanlığı ile gizliyor.

O bir muhalif. “Türkiye bin yıldır bizim” diyor. “Batılı ve Batıcılar çekip gitsinler batacakları yere” diyor. “Biz yerliler kendi uygarlık ağacımızın filizlerini yeşerterek adalet ve özgürlükle süsleyebiliriz ülkemizi” diyor. “Kan ve kini getirdiğiniz gibi götürün aramızdan, ‘kirli mülkiyet’inizin ur’u yaktı canımızı” diyor.

O bir muhalif. Leopar gibi dolaşmakta çiftlik arazisinde. Dilinde Ezra Pound’un 38. kantosundan dizeler ve kalbinde menkıbelerle.

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896