EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
Baskısı Bulunanlar
Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
Nuri Pakdil
Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
Edebiyat Dergisi
Dergi Sayfalarından
Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
E.D.Y. Hakkında
E.D.Y. Kataloğu
Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
Değiniler
Seçilenler
♦ Satış Noktaları
Kitapçılar
Online Satıcılar
♦ İletişim
İletişim Bilgileri
İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
Mesajları Oku-Oyla
Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
Şair kardeşlerim, bu tüketim toplumunda, ilk tükenen insan oluyor, dikkatli olalım. (Bir Yazarın Notları IV, s. 75)

Seçilenler

86 Kişi Online
20 Kasım 2017 Pazartesi 15:46:55

 

Köken

Nuri Pakdil

4074. Gösterim
Biat III, Sayfa: 19, Edebiyat Dergisi Yayınları, Nisan 1981

Nasıl oluşur halkların ortak tarihi? Ortak inançla, ortak kültürle, ortak ülküyle, ortak anılarla değil mi? Ortak tarihin oluşmasına; kuşkusuz bu saydıklarıma benzer kimi öğeler eklenebilir daha, kimi öğelerin katkıları eklenebilir. Zaten, ortak tarih de, ortak uygarlık anlamına gelmiyor mu? Hatta, özetleyerek söyleyecek olsak, ortak bir ‘ülkü’ olmadan ortak bir tarih oluşabilir mi?

Tüm Ortadoğu halklarıyla, Filipinler’e değin uzanan Güney Asya halklarıyla, genelde Orta Asya halklarıyla, Kuzey Afrika halklarıyla, hatta yoğunluğu az da olsa kimi Balkan halklarıyla, ‘ortak tarihi’ olmamış mıdır halkımızın? Yadsınamayacak denli açık bir gerçek değil midir bu?

Peki, hangi kaynaktan kökenleniyordu bu ‘ortak tarih’? Salt, dinden, müslümanlıktan kökenlenmiyor muydu bu ‘ortak tarih’? Burda, ‘ortak tarihi’ kökenlemesi yönünden; insana kendi kendini çok geniş düzlemlerde algılama yetisi kazandırması, insana ulusallığın dar kapılarını kırarak evrensele açılma gücü vermesi, en azından insanı buna özendirici nitelikleri yönünden; dinin, müslümanlığın evrensel yanı çalışmıyor muydu?

Oysa, ulusumuzun evrensel hiçbir işlevi yok şimdi. Evrensel işlevi kalmamış bir ulusun yeryüzünde büyük bir anlamı da olabilir mi? Yalnızca, bir anlamı bile, olabilir mi? Çünkü, Batıcılıkla, ülkemizde gerici bir yönetsel sürece girildiğinden, bu ‘ortak tarih’ aşınmaya, tüm örgensel bağlar çürümeye, yok olmaya başlamıştır. Yaslandığımız, kökenlendiğimiz tarihsel temelden kesin biçimde uzaklaştırılmadık mı Batıcılıkla?

Sorun, bir uygarlık sorunu, bir varoluş sorunu olarak duruyor ortada. Ben daha ileri gidip şunları da söyleyeceğim: salt bu andığım halklarla değil, tüm dünya halklarıyla kişilikli, onurlu, insancıl, barışçıl ilişkiler kurmak istiyorsak, yeniden kazanmaya, elde etmeye çalışmalıyız tarihimizden kökenlenen evrensel kişiliğimizi; daha doğrusu, evrensel kimliğimizi.

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896