EDY

Edebiyat Dergisi
Yayınları

N. Pakdil
♦ Kitaplarımız
› Baskısı Bulunanlar
› Baskısı Tükenenler
♦ Nuri Pakdil
› Nuri Pakdil
› Bir Biyografi Denemesi
♦ Edebiyat Dergisi
› Edebiyat Dergisi
› Dergi Sayfalarından
› Dizin (1969-1984)
♦ Edebiyat Dergisi Yayınları
› E.D.Y. Hakkında
› E.D.Y. Kataloğu
› Tüm Kitaplar
♦ Değiniler/Seçilenler
› Değiniler
› Seçilenler
♦ Satış Noktaları
› Kitapçılar
› Online Satıcılar
♦ İletişim
› İletişim Bilgileri
› İletişim Formu
♦ Mesaj Panosu
› Mesajları Oku-Oyla
› Mesajını Ekle
 
İçerik Sorumlusu
İdris HAMZA
Internet İlk Yayım Tarihi
3 Kasım 2002
 
Arkadaşlık: toprak kadar derin olmalı. (Mektuplar II, s. 137)

Değiniler

66 Kişi Online
11 Ekim 2026 Pazar 09:13:48

 

Cellat 2

Ömer Doğru

10366. Gösterim
Milli Gazete, Sanat, 15 Eylül 1978

Kentin konumu insanları hastalıklı yapmaktadır. Çağın olumsuz şartlarından zaten etkilenen insan, bir de kentin olumsuz konumundan etkilenmektedir. Kent insanları hem fiziksel yönden hem de manevi yönden, zihinsel yönden hasta yapmaktadır. Nuri Pakdil şöyle diyor “xBir Yazarın Notları”nda (Edebiyat, Ağustos 1978): “Ankara’da soyut insan sevgisi de olanaksız gibi görünüyor bana: çünkü, insanın içinden, tüm coşkularını alıp, geriye bir posa bırakıyor Ankara.”, “küçülüyor insan Ankara’da”. Selçuk Baran’ın “Mısırlar” öyküsündeki Kenan da hırçın biri olup çıkmıştır. Kenan alıntıladığım sözlerini söylerken masaya bir yumruk indirir.

Çocuklar mızmızlanırlarsa, ağlarlarsa onları susturmak için yüzüne kara çalınmış biri ya da yüzüne kara örtü almış biri çıkarılır karşılarına. Çocuk ürküp sesini keser, susar. Ankara, bir öcü çocuklar için. (Büyükler için de canavar). Nasıl olur, nasıl oluşur bu insanda sevgi, düşünelim. “ANKARA KARA KARA BİR ÇADIR” diyor Nuri Pakdil de “xBir Yazarın Notları’nda. Bir yerinde de şöyle diyor aynı Notlar”ın: “gece, ağır ağır olsa alışılır, ama birden bastırır Ankara’da: bu, akşam karanlığı değil, bir giz’in hışmıdır + “uğursuzluk” suçsuz insanların üstüne bir kez çökmüştür = türlü renklerdeki cadılardır bunlar”, “Ankara ile güneş arasında bir kesişme var + kopma = UÇURUM.”

İnsanın içini kurutan bir canavar bu kent, insanın özsuyunu emen.

İnsanda güzellik kavramı, iyilik kavramı, güzelliği, iyiliği göre göre oluşur biraz da. Sürekli olarak kirin içinde yaşayan, sürekli olarak bir karabasanın altında yaşayan insan ne denli güçlü olursa olsun bir olumsuzluğa bulaşmaktan çoğu kez kurtaramaz kendini. Yavaş yavaş, içinde taşıdığı erdemler, çevresini kuşatmış olumsuzluklarla kaynaşmaya başlar. Bu, insanın ayağının kaymaya başlamasıdır. Ayağımızı temiz toprağa sağlam basmalıyız.

Olumsuzluğun simgesi bu kent.

 

 

TecnoWeb EDY © 2002 - 2016 Hata Bildirin | Yasal Uyarılar | eMail Kayıt | Mobil Cihazda Aç +90 532   291 7896